Sitem Neden Bu Kadar Yavaş Açılıyor?
Soru net, cevabı da bir o kadar açık: Siten muhtemelen sıkıştırılmamış devasa görseller, ucuz bir sunucu ve arkada biriken çöp kodlar yüzünden can çekişiyor. Sen farkında olmadan kurduğun o minik eklentiler, temizlenmeyen veritabanı tabloları ve gereksiz eklentiler birleşip sitenin ayağına tonlarca ağırlıkta taş bağlıyor.
Gelin şimdi lafı hiç dolandırmadan, projeni adeta felç eden o 8 ana nedene ve bunlarla nasıl başa çıkacağına birlikte bakalım.
1. Devasa ve Optimize Edilmemiş Görseller
Photoshop'ta hazırlayıp ya da hazır bulup pat diye siteye yüklediğin o 5-10 Megabaytlık banner görselleri var ya... İşte onlar sitenin bel kemiğini kırıyor. Ziyaretçi sayfaya girdiğinde tarayıcı önce o devasa resmi indirmeye çalışıyor, bu sırada sayfanın geri kalanı öylece bekliyor. Görselleri siteye yüklemeden önce mutlaka sıkıştır. WebP formatına çevirmek ve çözünürlüğü tam ihtiyacın kadar tutmak inanılmaz bir hız farkı yaratır.
2. Ucuz ve Yetersiz Hosting Tercihi
Aylık iki çay parasına aldığın o paylaşımlı hosting paketinde seninle birlikte belki beş yüz tane daha site barınıyor. Yan komşun anlık trafik aldığında veya sunucuyu yorduğunda senin siten çökme noktasına gelebilir. Scriptin ne kadar hızlı yazılmış olursa olsun, altında çalışan sunucu zayıfsa o araba hızlanmaz. Hele Metin2 tanıtım sitesi veya SMM panel gibi anlık yoğun trafik çeken işler yapıyorsan, performanslı bir VDS veya kaliteli bir hosting şart.
3. Önbellekleme (Caching) Kullanmamak
Bir ziyaretçi sitene her girdiğinde sunucun baştan sona tüm kodları yeniden çalıştırmak, veritabanına bağlanmak ve sayfayı sıfırdan oluşturmak zorunda kalıyorsa yandın demektir. Önbellekleme yani caching tam olarak burada devreye girer. Hazır oluşturulmuş bir HTML kopyasını ziyaretçiye sunmak sunucuyu devasa bir yükten kurtarır. Caching kullanmıyorsan, sunucuna her tıkta boş yere hamallık yaptırıyorsun demektir.
4. Şişirilmiş ve Kötü Kodlanmış Scriptler
İnternetten oradan buradan bulduğun, kimin yazdığı belli olmayan, içi çöp kod dolu yazılımları sitene kurduysan yavaşlığa hiç şaşırmamalısın. Kodlama kalitesi yerlerde olan bir yazılım, basit bir veritabanı sorgusu için bile sunucuyu saniyelerce meşgul edebilir. Kodun temiz, hafif ve güncel standartlara uygun yazılmış olması şarttır.
5. Zamanla Şişen Veritabanı ve Çöp Tablolar
Zamanla sitende silinen içerikler, eski log kayıtları, silinmiş üyeliklerin artıkları veritabanında birikir. Sen panelden silindi sanırsın ama o veriler veritabanında yer kaplamaya devam eder. Siten her açıldığında veritabanında arama yaparken bu çöp yığınının arasından geçmek zorunda kalır. Belirli aralıklarla veritabanı tablolarını optimize etmek ve eski logları temizlemek sitene taze bir nefes aldırır.
6. Sıkıştırılmayan CSS ve JavaScript Dosyaları
Web sitenin tasarımını ve hareketlerini sağlayan CSS ile JS dosyaları bazen binlerce satırdan oluşur. Bu kodların içinde geliştiricilerin bıraktığı boşluklar, yorum satırları ve uzun değişken isimleri bulunur. Minify yani küçültme işlemi yapmadığın sürece ziyaretçinin tarayıcısı bu gereksiz karakterleri indirmekle vakit kaybeder. Bunları birleştirip sıkıştırmak birkaç dakikalık iştir ama etkisi büyüktür.
7. Dış Kaynaklı Eklentiler ve Harici Kodlar
Sitem havalı dursun diye eklediğin o canlı destek baloncuğu, farklı font kütüphaneleri, sayaçlar ve sosyal medya eklentileri... Bunların her biri başka bir sunucudan veri çeker. Yani senin siten ne kadar hızlı olursa olsun, veri çektiğin o dış sunucu yavaşsa senin siten de onu beklemek zorunda kalır. Sitenizdeki dış kaynak bağlantılarını her zaman minimumda tutmaya bak.
8. CDN (İçerik Dağıtım Ağı) Kullanmamak
Sunucun İstanbul'da olabilir ama sitene Almanya'dan ya da Van'dan bağlanan biri var. Veri ne kadar uzak mesafeden gelirse, sayfanın yüklenme süresi o kadar uzar. CDN teknolojisi sitenin görsellerini ve dosyalarını dünyanın farklı yerlerindeki sunuculara dağıtır. Böylece kullanıcıya en yakın sunucudan veri gönderilir. Siten biraz büyüdüyse ücretsiz bir Cloudflare hesabı bile işini fazlasıyla görür.
Peki Şimdi Ne Yapacaksın?
İşe ilk olarak PageSpeed Insights veya GTmetrix gibi ücretsiz araçlarla siteni test etmekle başla. Bu araçlar sana zaten resimleri küçült veya kodları birleştir diye nokta atışı rapor verir. Teker teker bu sorunları çözdükçe sitenin nasıl rahatladığını göreceksin.
Hiç kimse açılması 4-5 saniyeden uzun süren bir sitede beklemek istemez, anında sekmeyi kapatır. Ziyaretçiyi kaçırdığın gibi arama motorları da seni gerilere atar.
Eğer sıfırdan bir proje kurmayı düşünüyorsan ve bu tarz teknik yavaşlık sorunlarıyla hiç boğuşmak istemiyorsan, Gamexen.com.tr üzerindeki hızlı ve optimize edilmiş hazır scriptlere göz atabilirsin.
Doğru bir yazılım altyapısı seçip bahsettiğim bu adımlara dikkat ettiğinde, sitenin ne kadar serice çalıştığına sen bile şaşıracaksın. Şimdiden rast gelsin!